Çimentonun Yoğunluğunu Ne Ölçer

Çimentonun Yoğunluğunu Ne Ölçer?

Çimento, hemen hemen bütün yapılarda direk ya da dolaylı olarak kullanılmaktadır. Şantiyelerin olmazsa olmazı yapı malzemesi olan çimentolar da tanelerinin göz açıklığı 5 mikron ve 90 mikron arasındadır.

Devamlı olarak kullanılan çimento malzemesinin içeriği, oluşum evreleri, fiziksel özellikleri, kimyasal özellikleri ve yoğunluğu farklılık göstermektedir. Farklı özelikleri sahip çimentoların dayanımını ve depolanma yöntemleri son derece önemlidir.

Çimento kısacası en sık kullanılan hidrolik bağlayıcı çeşididir. Çimento genel olarak doğal kalker taşları ve kil karışımının, düşük olmayan sıcaklıkta ilk olarak ısıtılması daha sonrasında ise öğütülmesiyle üretilmektedir. Toz ve yapışkan olmayan materyallerin yoğunluğu, diğer bir ifade ile yığın yoğunluğu çimento yığın yoğunluğu ölçüm aparatı ile ölçülmektedir. Çimento yoğunluğu kg/dm3 cinsinden belirtilmektedir. Çimento torba- 1600 kg/dm3 yoğunluğa, çimento toz- 1200 kg/dm3 yoğunluğa sahiptir.

Çimento, öteki bağlayıcı materyallerde olduğu gibi alkali ve hidrolik öğelerden oluşmaktadır. Çimentodaki alkali öğeler CaO ve MgO’dur. Hidrolik olan öğeler ise SiO2, Al2O3 ve Fe2O3’dür. Çimento bağlayıcı özelliğini su ile reaksiyona girdikten sonra kazanmaktadır. Bundan dolayı çimento hidrolik bağlayıcı olarak bilinmektedir. Alkali ve hidrolik maddelerin oranları çimentonun niteliğini belirlemektedir.

TS EN 197-1 standardı, Türkiye ve Avrupa da genel olarak çimentoları gruplandırarak özelliklerini belirlemektedir. TS EN 197-1 standardı 27 değişik çimentonun ve bileşenlerinin tanımının yanında özelliklerini de kapsamaktadır. Standart ayrıca çimentoların mekanik, fiziksel ve kimyasal niteliklerini de belirlemektedir.

Çimentonun Dayanımı

Çimentoların dayanımı da farklılık göstermektedir. Çimentolar da 32,5- 42,5 ve 52,5 olmak üzere üç farklı standart dayanım sınıfı bulunur. Belirtilen değerler çimentoların 28 günlük basınç dayanımlarının MPa türünden belirtilmesidir. Çimentoların dayanımına etki unsurlar ise:

  • Çimento çok ince ve iyi öğütülmüş ise dayanımı da o kadar yüksek olmaktadır.
  • Çimentolarda dayanım, süreye bağlı olarak parabolik bir biçimde artış göstermektedir.
  • Çimentonun çeşidi, dayanımına etki etmektedir.
  • Sıcaklık ve nem gibi koşullarda çimentoların dayanımını etkilemektedir.
Betonun Su Geçirmemesi İçin Ne Yapılır

Betonun Su Geçirmemesi İçin Ne Yapılır?

Betonun su geçirmemesi için ne yapılır? Beton su geçirmez hale nasıl gelir? Betonun su geçirmemesi için ne yapmalı? Su geçirmez beton nasıl yapılır? Betonun su almaması için ne yapılmalı? soruları hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için yazımızı okuyabilirsiniz.

Betonun su geçirmemesi için birbirinden farkı uygulamalar kullanılmaktadır. Betonun su geçirmemesi için su yalıtım malzemeleri sıklıkla tercih edilmektedir. Betonları su geçirimsiz duruma getirmek amacı ile su yalıtımı sağlayan akrilik ya da poliüretan içerikli malzemeler beton üzerine direk uygulanabilmektedir. Ayrıca su geçirmez çimento çeşitleri kullanılarak betonun su geçirmemesi sağlanabilmektedir.

Pürüzü olmayan ve suya dayanıklı beton yüzeyler için beton sızdırmazlık yöntemleri kullanılmalıdır. Çatı ya da teras tarzı, direk olarak suyu ve güneş ışığı alan yerlerde su yalıtımı sağlayan malzemeler kullanılmalıdır. Akrilik, poliüretan yahut poliürea içerikli materyaller kullanılarak beton alanlar suya karşı muhafaza edilmelidir.

Binaların ilk olarak zemininden başlayarak çatısına varana dek her noktadaki betonun su geçirmemesi sağlanmalıdır. Betonun su geçirmemesi için doğru malzemeler ile suyun içten ve dışarıdan yapıya girişi önlenerek, binalar su geçirimsiz hale dönüştürülmelidir.

Su geçirmez beton için kullanabileceğiniz su yalıtımı ürünleri, farklı yöntemlerle uygulanmaktadır. Geçirimsizlik sağlayacak ürünler beton üzerine uygulanabildiği gibi beton dökümü esnasında da kullanılabilir. Çimento ve su harcına ekleyerek katkı malzemesi gibi kullanabileceğiniz ürünlerle, su geçirimsiz betonlar üretebilirsiniz. İnşaat mertebesinde taze beton hazırlanırken karışım içerisine ilave edilecek olan su yalıtım materyalleri betonları su geçirmez kıvama getirmektedir. Beton içerisine eklenerek, betonu güçlü kılan ve su geçirmez yapan su yalıtım materyalleri arasından doğru ürünleri kullanarak su geçirmez betonlara sahip olabilirsiniz.

Betonun Su Almaması İçin Ne Yapılmalı?

Betonun su almaması için ilk olarak yapı inşaat halindeyken beton harcı içerisine su geçirmezliği sağlayan kimyasalların ilave edilmesi gerekir. Bu inşaat firmalarının uygulayacağı bir tedbirdir. Bundan dolayı, betonun su geçirmemesi için kimyasal kullanılmamış bir yapı için daha farklı çözümler uygulanmalıdır. Betona su geçirimsizliği kazandırmak için yapılan yalıtım uygulamaları yapısal ve yüzeysel önlemlerdir. Bina inşaatken kullanılan su geçirmez kimyasalı ürünleri ile alınan tedbirler yapısaldır. Beton yüzeylerine su yalıtım kimyasallarının uygulanması ile yüzeysel önlemlerdendir.

Betonun su geçirimsiz olmadığı durumlarda, beton su alır. Bu gibi durumlarda tesisat firmaları ile iletişime geçmek gerekmektedir. Firmalar kullandığı kamera ya da robotlarla betona suyun nereden sızdığını kolaylıkla bulmaktadır. Su kaçağı tespit edildikten sonra tesisat boruları kameralı aygıtlar sayesinde görüntülenir. Tıkanıklık, çökme, çatlak ya da kırık sorunlarına karşı gerekli olan tadilatlar yapılarak su kaçağı giderilerek, betonun su alması önlenir.

Betona Neden Su Dökülür

Betona Neden Su Dökülür?

Betona Neden Su Dökülür? Betona sulama yolu ile bakım yapılması ve beton sulanmazsa ne olur? Gibi sıklıkla sorulan sorulara bu yazımızda ayrıntılı şekilde sizler için yanıtlıyoruz.

Beton bilindiği gibi şantiyelere sıvı bir şekilde gelmektedir. Kalıplara doldurulan betonun priz alması için bir süre beklenmektedir. Betonun priz alma süresi boyunca su kaybını önlemek ve hidratasyonun şartlarını uygun şekilde tutmak fazlasıyla önemlidir. Çimentonun su ile tepkimeye girebilmesi için yeteri kadar su ve sıcaklığa ihtiyacı vardır. Bu şartların yerine getirilemediği durumlarda dayanıklılık ve dayanım kaybı meydana gelmektedir.
Betonda bu gibi kayıpların meydana gelmemesi ve çimentonun su ile tepkimeye girebilmesi için bakıma gereksinimi vardır. Bu tekniklere betonun bakımı ya da beton kürü denilmektedir.

Betona Sulama Yolu ile Bakım Yapılması

Beton hazırlanırken içerisine eklenen su, betonun dayanıklılığını azaltırken, beton prizi alındıktan sonraki süreçte betona ilave edilen su ise beton için çok yararlıdır.

Bu teknikte en çok dikkate alınması gerekli olan mesele şudur. Beton daimi olarak nemli bir görünümde olmalıdır. Betonun nemli görünümünü yitirmemesi fazlasıyla önemlidir. Betonun nemini kaybetmemesi için, beton yüzeyi hortumla sulanmalı veya beton yüzeyine su püskürtülerek sis oluşturulmalıdır.

Beton yüzeyinin sürekli olarak ıslak bir şekilde kalması sağlanmalıdır. Betona su ile bakım yapılması için uygun olan süre yaklaşık olarak 1 haftadır. Kış mevsiminde bu 1 haftalık sürenin uzatılması gerekmektedir. Bu işlemi belirli aralıklarla uyguluyorsa betonun kurumamasına dikkat edilmelidir. Uygulamanın doğru bir biçimde yapılabilmesi için yeteri miktarda su ve tecrübeli bir uygulamacı gerekmektedir.

Beton Sulanmazsa Neler Olur?

Beton sulanmadığı ya da diğer yöntemlerle bakımı yapılmadığı taktirde istenen dayanıklılık seviyesi sağlanamaz. Yani C30/37 grubunda döktüğünüz betonun o dayanıklılığı hiçbir süreçte yakalaması mümkün değildir. Özellikle ilk 1 hafta ya da 10 günlük süre boyunca betonun daima nemli durumunu sürdürmesini mümkün kılmak, beton için yapılacak olan en faydalı işlemlerden bir tanesidir.

Taze Beton Çatlakları Nasıl Giderilir

Taze Beton Çatlakları Nasıl Giderilir?

Taze beton çatlaklarının ilerlemesi son bulmuş ise onarımı yapılabilir. Betondaki çatlaklar etki eden bir kuvvetin veya bir dayanma eksikliğinin sonucudur. Çatlak durumunu ortaya çıkaran kuvvet sonlandırıldıktan sonra çatlakların onarım işlemi yapılabilir. Çatlak düzeltme işlemi bir “makyaj” olarak düşünülebilir. Yani çatlak görünüşünde düzeltmedir.

Betondaki mevcut çatlakların son bulması gibi bir durum söz konusu değildir. Meydana gelen tüm çatlaklar açılabilir veya kapanabilir. Çatlakların esneyebilen stropor gibi bir malzemeyle içerisinin doldurulması açılıp kapanmalara engel olabilir. Fakat kullanılan esnek malzemenin üzerine uygulanan sıva bu duruma uyum sağlamayabilir. Örtü ve dolgu işlemi için çekomastik malzeme gibi daha esnek olan türden malzeme kullanımı uyumlu olacaktır. Fakat çatlak durumunun onarılması başka bölgelerde taze çatlak durumunun ortaya çıkmasını önleyemeyebilir.

Çatlakların düzeltilmesinde, ortaya çıkmış çatlağın genişlik durumuna göre farklılık gösteren teknikler tercih edilebilir. Gözle çok zor ayırt edilebilen genişliği 1-2 mm’ye kadar olan çatlaklar kılcal çatlaklardır. Bu çatlakların onarılmasının sebebi süreç içerisinde bu çatlak içerisinden sızmaya başlayan nem durumunun betonarme donatısında paslanma durumuna neden olabilmesidir. Aynı zamanda çatlamış kesitli betonarme elementlerinin rijitliklerinin azalmaya başlaması ve dolayısıyla yapının dinamik olan özelliğinin farklılaşmasının önüne geçmektir.

Çatlaklar, mevsim şartlarına açık olan taşıyıcı elementlerin kısa sürede kuvvetlerini bitirmelerine sebep olmaktadır. Çatlak durumunun giderilmesinde çimento şerbeti, epoksi reçineleri, oldukça ince kumlu fazla çimento içerikli harçlar ve çeşitli özel katkı maddesi bulunduran harçlardan faydalanılabilir.

Çimento şerbeti ya da epoksi reçinelerinin çok diplere ilerleyen ince çatlaklara tam anlamıyla işlemeleri için basınçla birlikte yapılmaları gerekmektedir. Bu işlemlerin gerçekleştirilmesi güç, fazla süre ihtiyacı olan ve maddi açıdan masraflı uygulamalardır. Gerekli olan titizlikle işlem yapılmazsa arzu edilen sonuca ulaşılamayabilir. Kılcal çatlak bulunan yerlerin derinine bağlayıcı elementlerin işlemesi oldukça zordur.

Taze beton çatlakları kısacası birbirinden farklı yöntemlerle kolaylıkla giderilebilmektedir.

Tuzlu Su Betona Zarar Verir Mi

Tuzlu Su Betona Zarar Verir Mi?

Tuzlu su ile temas halindeki betonlarda, tuz beton boşluklarına çözünmüş halde giriş yapar.  Betona giren tuz konsantrasyonu ise ıslanma ve kuruma ile beraber durmadan artış göstermektedir. Artış ile birlikte tuz konsantrasyonu %4 ya da %5 seviyesine ulaşması halinde tuzlar kristallenmeye başlar. Tuzlu su beton boşluklarına girdiği takdirde, tuzlu su beton içerisindeki boşluklarda kristalleşir. Bu kristalleşme don etkisinde olduğu gibi genleşmeye yol açmaktadır.

Kristal suyu barındıran tuzların molar hacmi çözelti içerisinde kapsadığı hacimden çok daha büyüktür. Bundan dolayı tuzlu su betona zarar vermektedir.

Tuzlu suyun betona verdiği zararlı etkiler ise;

Beton içine giren tuzlu su diğer bir ifade ile CaCl2 ve NaCl, higroskopik özellikleri nedeni ile betonun su ile doygunluk derecesini artırır.

Beton içerisine giriş yapan tuz konsantrasyonu birbirine benzer şekilde bir dağılım göstermeyerek yer yer değişik olmaktadır. Kapiler boşluklar içerisinde oluşan osmotik basınç da bu farktan dolayı artmaktadır.

Suyun yalnızca bir bölümüyle uzaklaşması ile birlikte beton içerisine giren tuzlu suların doygun duruma gelmesi sonucunda kristaller meydana gelir.

Tuz genel olarak buz ve karı eritmek için beton ve asfalt üzerine dökülmektedir. Tuz dökümü etkili bir uygulama olmasına rağmen betona, asfalta ve kaldırma zarar vermektedir.

Tuz veya tuzlu su, direk olmasa da beton yollara, teraslara, kaldırımlara ve asfalta zarar vermektedir. Tuz zamanla yüzeylerde korozyon oluşmasına yol açmaktadır. Tuz veya tuzlu su, betonun zarar görmesine yol açar. Zararın yanı sıra betonda renk değişikliği, çatlama ve ufalanma gibi birtakım sıkıntılara neden olur.

Beton yapı itibari ile, suyu kolaylıkla emen gözenekli yapıya sahiptir. Kışın, kara yollarındaki sular buz ya da kara dönüşür. Fakat bu dönüşüm betona herhangi bir zarar vermez. Betonun bozulmasın da etkili olan ise, tulu su ya da tuz gibi mineralleri barındıran materyallerdir.

Yeni Dökülen Beton Ne Zaman Sulanır

Yeni Dökülen Beton Ne Zaman Sulanır?

Beton hazırlama aşamasında iken karışımına eklenen su, betona olumsuz yönde etki ederek, genel olarak betonların dayanımını düşürmektedir. Fakat prizini almış olan betona sonradan eklenen su beton için son derece önemli ve yararlıdır.

Beton dökümü tamamlandıktan sonraki 12 saat sonrasında kür uygulanmasına başlanmalıdır. Belirtilen süre içerisinde günde en az 2 defa beton sulanmalıdır. Beton sulaması yapılırken sabahın erken saatleri ya da akşam güneş batımı saatleri tercih edilmelidir. Yeni dökülen betona doğru sulama yapılarak betonun nem ve rutubeti muhafaza edilmelidir. Yeni dökülen betona yapılan doğru sulama betonun korunması da sağlamaktadır.

Yeni döküm yapılan beton ne zaman sulanır? Yeni dökülen beton, döküldükten sonra bol su ile minimum 7 gün süresinde sabah ve akşam olmak üzere günde 2 defa sulanmalıdır.

Yeni dökülen betonlarda birtakım hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Yeni dökülen beton belirli periyotlarla sulanarak, beton sürekli olarak nemli görüntüde kalmalıdır. Betonların nemli ya da ıslak görünümünü yitirmemesi, beton kalitesi için gerekmektedir. Kısacası bir gün içerisinde betonu 1 defa sulamak betonların bakımı için kesinlikle yeterli değildir.

Yeni dökülen betona zamanında su dökülmezse veya sulanmazsa, birtakım sorunlara yol açmaktadır. Çünkü beton sulanmadığı takdirde ya da alternatif metotlarla bakımı yapılmaz ise betonda beklenen dayanıma kavuşamaz. Yeni dökülen beton özellikle ilk 7 ile 10 gün süre zarfınca sulanmalı ve sürekli olarak nemli görüntüsünü korumalıdır.

Yeni döküm yapılan beton ne zaman sulanır veya beton dökümünden ne kadar süre sonra sulama yapılmalıdır gibi konular hakkında daha detaylı bilgi almak için bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

Su Betona Zarar Verir Mi

Su Betona Zarar Verir Mi?

Su betona zarar verir mi? Suyun beton içerisindeki etkileri nelerdir? Betonun su almaması için neler yapılmalıdır gibi soruları bu yazımızda sizler için ayrıntılı şekilde cevaplandırıyoruz.

Su betonlara birbirinden farklı yöntemlerle girmektedir. Su beton bünyesinde yer alan boşluklara kapilerite etkisi veya hidrostatik basınç etkisi ile girmektedir. Fakat su, buhar difüzyonu ya da yoğuşma etkisi ile de girmektedir. Beton içerisine giren su betona etki etmektedir. Aslında su ilk başlarda beton için herhangi bir problem arz etmese de içinde çözünmüş halde yer alan kimyasal maddeler betonlara zarar vermektedir. Su içerisindeki kimyasallar daha sonrasında beton içerisinde yıkıcı reaksiyonlar başlatmaktadır.

Su betona zarar verir mi sorusu için yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi evet, su betonlara zarar verir. Su yapıların veya binaların ömrüne de etki ederek yıpranmasına yol açmaktadır. Fazlası ile çok fay hattının geçtiği ülkemizde dayanıklı bir yapıda oturmak, yine bu yapıların su gibi etkenlere karşı korunup muhafaza edilmesi ile mümkündür.

Korozyona maruz kalmış binaların ve yapıların deprem gibi doğal adetlere karşı dayanıklılığı, sağlam binalara kıyasla çok daha düşüktür. Güvenli, konforlu ve sağlıklı bir yaşam için tüm yapılara etki ederek ömrünü kısaltan veya deforme eden su gibi etkenlere karşı önlem alınmalıdır.

Betonun Su Almaması İçin Neler Yapılmalıdır?

Betonların su almaması için yapı inşaat vaziyetindeyken beton harcına su geçirmezlik özelliği kazandıran kimyasal maddeler kullanılmalıdır.  Ancak alınan bu tedbir en başta inşaat firmaları tarafından alınmalıdır. Su geçirmez kimyasalı kullanılmadan inşa edilmiş olan binalar ve yapılar için daha farklı önlemler almak gerekir.

Betonları suya karşı korumak ve su almasını engellemek için yapısal ve yüzeysel yalıtım yapılmalıdır. Yapısal yalıtım derken, bina yapılırken su geçirmez kimyasallarının kullanılarak alınan tedbirlerdir. Yüzeysel yalıtım ise kimyasal kullanılmamış yapılarda daha sonra beton yüzeyine yalıtım materyallerinin uygulanmasıdır.

Beton Çok Sulu Olursa Ne Olur

Beton Çok Sulu Olursa Ne Olur?

Beton çok sulu olursan ne olur? Betonda su/çimento oranı neden önemlidir? veya betonda su/çimento oranı ne olmalı gibi son dönemlerde sıklıkla sorulan soruları bu yazımızda cevaplandırıyoruz. Betonun dayanımını etkileyen faktörler hakkında bilgi sahibi olmak için yazımızı okuyabilirsiniz.

Beton yapımı esnasında kullanılan su, çimento ile birlikte reaksiyona girerek sertleşmeyi sağladığı gibi karışımı da işlenebilir hale dönüştürmektedir. Su ve çimentonun oranı beton dayanımına etki eden esas ve temel etkenlerden bir tanesidir. Betonlarda dayanıklılık ya da geçirgenlik tarzı özellikler çok mühimdir. Ancak betonların dayanımı, genel olarak en değerli özellik olarak kabul görür. Beton dayanımı, betonun kalitesinin genel ve en net ifadesidir. Neden derseniz dayanım direk yapı ile alakalıdır. Ayrıca, betonların dayanımı tüm yapısal tasarımlarda hayati önem taşımaktadır.

Beton üretiminde karışımı işlenebilir duruma dönüştürmek için gereksinim duyulan su miktarı akışkanlaştırıcı katkı ürünlerinin ilavesi gibi durumlarda artış göstermektedir. Bundan dolayı su ile çimento arasındaki oran yükselmekte, dayanım ise su miktarı arttığı için düşüş göstermektedir.

Beton çok sulu olursa birtakım sorunlara neden olacağı için, hazır beton üretiminde kullanılacak olan su miktarı, laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen deneyler sonucunda tespit edilmektedir. Betonlara verilecek ekstra su, betonların çok sulu olmasına yol açarken, dayanımın düşmesine de sebebiyet vermektedir.

Çok sulu olan betonlarda, beton yüzeyinde bulunan rötre çatlaklarının sayısı ve boyutları artış gösterir. Fazla miktardaki su, betonları fiziksel ve kimyasal etkilere karşı güçsüz kılar. Betona fazladan eklenen su, önemli oranda betonun mukavemetini düşürmektedir.

Betonda Kusma Olayı Nedir

Betonda Kusma Olayı Nedir?

Betonda Kusma nedir? Ne Demektir? Betonda kusma olayı nedir? ya da betonda kusma olayı ile ilgili sorular sıkça sorulmaktadır. Bu yazımızda betonda kusma olayını ayrıntılı şekilde sizler için açıklıyoruz.

Taze betonun içerisinde yer alan serbest kalan suyun yüzeye çıkması olayına betonda kusma denilmektedir. Diğer bir ifade ile beton sıkıştırılınca, yüzey bölümünde bir araya gelen ince bir su tabakasıdır. Betonda kusma olayının, 1 tane faydalı etkisinin olmasının yanı sıra 2 tane de zararlı etkisi bulunmaktadır.

Taze beton dökümü yapılmasından hemen sonra yüzeyde bir araya gelen su, betonların kür edilmesine destek olmaktadır. Fakat fazla olan suyun bir miktarı betonarme demirleri ve iri agrega etrafında toparlanır. Çevrede bulunan bu su, beton içerisinde boşluk meydana getirir ve çimento hamurunun agregaya yapışmasını engeller. Beton içerisine plastikleştirici katkı ilave edilerek betonun su- çimento oranı azaltılır. Böylece kusmanın zararlı etkileri engellenebilir.

Betondaki su kusma olayının hızını etkileyen 2 esas faktör bulunmaktadır. Betonun doluluğu ve agrega granülometrisi bu faktörlerdendir. Agreganın granülometrisinde ne kadar az boşluk varsa betonun mukavemeti de maksimum seviyede olur. Ancak boşluk olmadığından dolayı kusma suyunun yukarı ulaşması güç olur ve su kusma hızı düşer.

Buharlaşma suyu yerine kusma suyu gelemediği takdirde betonlarda yüzey kuruması ve çatlaması meydana gelir. Hazır betonlarda granülometri doğru ayarlanırsa su kusma zorlaşır ve plastik rotre çatlakları artış gösterir.

Betonda Terleme Neden Olur

Betonda Terleme Neden Olur?

Betonda Terleme nedir? Betonda Terleme neden olur gibi son dönemlerde sıklıkla sorulan sorular hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak için bu yazımızı okuyabilirsiniz.

Taze beton içerisinde su bulunmaktadır. Mevcuttaki su betondaki kılcal boşluklardan yukarı doğru yükselebilir. Suyun kılcal damarlardan boşluklara doğru yükselmesine betonda terleme denilmektedir. Ayrışma ile aşağıya çöken iri agrega taneleri aralarındaki suyu tutamazlar. Tutamadıkları bu suyun bir miktarı yukarıya doğru yükselir. Su yükselirken küçük agrega taneciklerini ve çimento taneciklerinin bir bölümünü de beraberinde sürükler. Yüzeye varınca zayıf ve ince bir kaymak tabakası meydana getiriler.

Su terleme yolu ile yükselirken birtakım boşluklar oluşur. Agrega, tanelerinin ve donatının alt tabakasında birikip bunların betonla aderansını yani bağını zayıflatır. Bu azaltma boşlukların oluşmasına neden olur.

Betonda meydana gelen terleme halk arasında su alma, kanama ya da kusma olarak da bilinmektedir.

Betonda terleme, taze betonun yerine konulmasının arkasından hemen sonra, sıvı olmayan parçacıkların yer çekimi etkisi ile dibe doğru hareket etmesi ile oluşmaktadır. Taze beton içerisindeki su ise zıt yönde yukarı doğru hareket eder.

Betonlarda yaşanan terleme, betonlara olumsuz yönde etki etmektedir. Terlemeden dolayı katılaşan beton içerisine dışarıdan sülfatlı ya da asitli suyu kolaylıkla alabilmektedir. Suyun kolay şekilde sızdığı betonda terleme yaşanan durumlarda, beton yüzeyi aşınma gibi olumsuz durumlara karşı dayanıklılık gösteremez. Terleme olan beton içerisinde su cepleri oluşmaktadır. Su cepleri ise çimento hamuru ve demir donatı arasındaki aderansın kuvvetini zayıflatır.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz durumlar ile karşı karşıya kalmamak adına betonda terlemeyi azaltacak tedbirler kesinlikle alınmalıdır.